ArkiBlog

ARCHITECTURE & DESIGN

Wood Street

amazon

This a satellite image of a typical Amazon village taken from Google Earth. Its orderly set up bare soil streets are connected to a wider unpaved main road. This “street” is stretching on both directions connecting the neighboring villages with a total length over 800km. It might be the longest road for commercial transportation in the world. Looking from a distance, the scale of deforestation is unbelievable. Obviously, construction industry is one of the key players in this consumption.

The most important building in the world

New_Safe_Confinement.jpg

It has been 20 years since the one of the biggest disasters mankind ever faced. When Chernobyl nuclear power plant’s reactor 4 was burnt and collapsed partially in 1986, radiaoactive materials started to contaminate the air and soil. The effects of the radioactive contamination is still alive around the region. The 180 tons of plutonium charged, melted lava with a half-life of around 24.000 years still lays inside the reactor 4 building. That means, this dangerous debris will exist there virtually forever until it loses its power. The same applies to the particules spreaded around to soil. The radioactivity of the soil until 20cm deep is still existing around the 30km of the Chernobyl Plant. People living around the region are not allowed to approach to the plant ,however the contamination carried by underground water and agricultural products still affects the future generations. The closest town to the reactor, Prypiat became a ghost town, which was evacuated immediatly after the accident in the reactor.

Charles ve Ray Eames ile 10′un katları

Charles at lift preparing the first shotCharles ve Ray Eames’i daha çok mobilyaları ve kendileri için yaptıkları modüler Eames Evi’nden hatırlarız. “Sonunda her şey birbirine bağlı” diyen Charles Eames ve karısının,10 sayısının katları üzerinden atomlardan evrene uzanan bir de film çektiğini ise pek kimse bilmiyor. Modülerlik üzerine bu kadar kafa yoran Eames’lerin filmi bugün bile güncelliğini koruyor. Çekim teknikleri açısından dönemin olanakları düşünülürse Eames’ler epeyce uğraşmışlar. 1977′de çekilen film için eskizlerle hazırlanan storyboardlar ise oldukça eğlenceli.

Otomotiv teknolojisinin yeni evleri

Volkswagen, yaklaşık 70 yıl önce “Halk Arabası” olarak başladığı kısa ömrüne fazlası ile teknolojik gelişme sığdırdı. Şimdi de üretimlerini yaptıkları fabrikalarının teknolojisini ve mimarisini de değiştiriyor. Alışılageldik kirli, paslı, karanlık otomobil fabrikaları, aydınlık, temiz, pürüzsüz fabrikalara dönüşüyor. Beş altı bin yıllık bir tarihe sahip inşaat teknolojimiz ile otomotiv endüstrisinin en fazla 150 yıllık tarihi arasındaki uçurum oldukça çarpıcı. Üretim süreci açısından bakıldığında ise mimarlık hala en ilkel mesleklerden biri olarak hayatını devam ettirmeye çalışıyor.

Phaeton Dresden Plant

Paulo Mendes da Rocha ile söyleşi

Paulo Mendes da Rocha

Şevin Yıldız: Projelerinizde genelde farklı mimarlık ofisleriyle işbirliği yapıyorsunuz. Her projenizin ekibi farklı. İşleve bağlı olarak dört ayrı ofis var. Bu seçimleri nasıl yapıyorsunuz?

Paulo Mendes da Rocha: Ben bunu planlayarak yapmıyorum. İşin bu şekilde yürümesi adım adım gerçekleşti. Ve artık bu safhada iş sadece eski öğrencilerle çalışmaktan çıkıp, onlarla kontratlı çalışmaya dönüştü. Ne zaman yeni bir proje alsam, onlara birlikte çalışmamızı teklif ederim. Sorunuza dönersek, bu seçim programa veya işleve bağlı değil. O proje esnasında kim müsaitse ona bağlı. Ofisimde ise otuz yıldır benimle çalışan bir sekreterim var, hepsi bu. Ayrıca bence bu ilginç bir çalışma biçimi, çünkü onlar benim çalışanlarım değil, hepsi kendi ofisleri olan mimarlar. Bu işbirlikleri aslında o kadar da yeni değil, örneğin Japonya’daki Expo Fuarı için pavyon tasarladığım zaman ilk defa bunu tecrübe etmiştim. Brezilya’da açılan yarışmaya göre mimar sadece projeyi tasarlayacaktı ve tüm detaylar ve inşa işleri Japonya’daki bir ofis tarafından yapılacaktı. Ben bu projede hiç tanımadığım 30 Japon mimarla çalıştım ve işin kötüsü dillerini bile bilmiyordum. Bu da gösteriyor ki, her ne kadar aksi sanılsa da, biz mimarlar olarak hep takım halinde ve farklı ekiplerle çalışıyoruz. Mühendisler, teknisyenler, uzmanlar… Hiçbir şeyi tek başımıza yapmıyoruz. Ama öte yandan da projenin sorumluluğunu kendi üzerime alıyorum. Ben bir öneri getiriyorum, onlar bunu geliştiriyorlar.

Massive constructions under Tokyo

003_1.jpg

Under Tokyo city, lies huge massive water storage and discharging systems to prevent flooding of Tokyo city in rain seasons. The construction of these huge water discharge system is part of a continous love of Japan in constructing massive structures. Alex Kerr had mentioned this state of love deeply in his book Dogs and Demons.

A “construction state” – or doken kokka – has effectively taken over the Japanese economy, according to Gavan McCormack in the New Left Review, as referenced by Geoff Manaugh in his BldgBlog. The doken kokka, he writes, “is opaque, unaccountable, and therefore hard to reform. Essentially, it enables the country’s powerful bureaucrats to channel the population’s life savings into a wide range of debt-encrusted public bodies – those in charge of highways, bridge-building, dams and development initiatives,” and that means “promising new public-works projects,” thus “concreting the archipelago.”

Mimari Proje Jürileri…

architecture_crit_quoteÖzellikle Amerika’daki mimarlık okullarında jürilerden derlenmiş, biraz da şehir efsanesi olmuş jüri yorumlarından bir demet. Türkiye’deki jüri yorumlarını da bu şekilde toplamak iyi olurdu.

“Why are you here? Don’t come back next semester.”
“Here’s a quarter. go call your mom and tell her you’re not going to be an architect.”
Your design is like masturbation, you want to know why? That is because only you yourself enjoyed and like it.
What is that boxy thing (model)? A coffin?
Your design sucks!
Your design is very tasteful… … for the tasteless.
“Is this a … structural… glob of glue?”
“When I went to school, at a different school than this one, there were students who would present projects like this one. And they would fail.”

Emergency Architecture

torolab.jpgFounded in 1995 by Raul Cárdenas Osuna in Tijuana, Mexico, TOROLAB is an interdisciplinary collective engaged in a series of experiments responding to the urban conditions of Tijuana. Their project SOS: Emergency Architecture addresses questions of survival, emergency and camouflage in the urban context.

TOROLAB’s SOS: Emergency Architecture proposes to rescue materials from the local milieu, what they term “an emergency architecture.” This interdisciplinary project represents a critical examination of the border condition, addressing irregular housing environments and potential spaces for reassessment and negotiation.

Piramitler yeniden keşfediliyor.

jura_herzogdemeuronHerzog de Meuron’un Jura’da yeni yapacakları konser salonunun ilk görüntüleri dolaşıma çıktı. İsviçreli ikiliden beklenen yalın ama ihtişamlı bir form. 16.6 milyon Euro’ya tamamlanması planlanan konser salonu Herzog ve de Meuron’un sanatçı dostları Rémy Zaugg’un anısına ithafen kurulan ve sanatçının kardeşi tarafından yönetilen vakıf için yaplıyor. Jura, İsviçre’nin Fransızca konuşan batı bölgesinde yer alıyor, ve tüm İsviçre’ye oranla ekonomisi daha zayıf bir bölge. Jura’da yapılacak bu konser salonu ile bölgenin kültürel ve ekonomik anlamda daha da kalkınması da hedefleniyor. Üçgen piramit şeklindeki bina formunun içinde altıgen formlu bir oditoryum, bu piramitin sınırlarını zorlayacak şekilde yerleştirilmiş.

Metropolistanbul Yayında!

metropolistanbul

İstanbul metropolünün dinamiklerini konu edinen ve bağımsız bir bilgi paylaşım ağı olma iddiası ile yayına başlayan Metropolistanbul, bu dinamikler üzerine üretilen yazılı, sözlü ve görsel tüm ürünleri sanal bir platformda bir araya getirmeyi amaçlamakta. Yeni görüş ve düşüncelerin yaratılmasına ve paylaşılabilmesine olanak sunmayı ve kentin dinamiklerinin ürettiklerini biriktirmeyi amaçlayan bu platformun ağırlıklı noktası üretilen bilgiyi arşivlemek ve yenilerini üretmek. Öte yandan Metropolistanbul’un aylık temalarla ürettiği bakış açıları yeni birikimler sağlayacak. İlk ayın teması ise 1 Mayıs.

Metropolistanbul’un Çalışma Grubu’nu Candan Çınar, Füsun Çizmeci, Ebru Omay Polat, Banu Çelebioğlu ve Tayfun Gürkaş oluşturuyor. Şimdilik Tolga Adınır, Ufuk Demirgüç, Boran Erem, Seher Güzelçoban, Esen Karol, Aykut Köksal, Hacer Kurt, Şenel Muhziroğlu, Burcu Mutlu ve Gülin Şenol ise katkı sağlayanlar.

3 of 4 PagesPrev.1234Next